Varlığın doğası, temel kavramlar, varlık problemleri ve felsefi yaklaşımlar üzerine kapsamlı konu anlatımı
Felsefenin en temel ve en eski disiplinlerinden biri olan varlık felsefesinin temel konusu varlığın kendisidir. Ontoloji olarak da adlandırılan bu disiplin; varlığın temel özelliklerini, yapısını ve var olma biçimlerini inceleyerek varlığın doğasına dair evrensel açıklamalara ulaşmaya çalışır.
Somut ve soyut var olan her şeydir. Varlık tüm gerçeklikleri kapsayan bir kavramdır.
Başka bir şeye bağlı olmadan varlığını sürdüren temel varlıktır. Töz, kendi başına var olan ve varlığını başka bir şeye borçlu olmayan şeydir.
Bir varlığın kimliğini belirleyen ve değişmeyen karakteristik özellikleridir. Öz, bir şeyi o şey yapan temel nitelikler bütünüdür.
Bir varlığın kendini gerçekleştirmesi ve özünü ortaya koymasıdır. Varoluş, varlığın somut olarak meydana gelme biçimidir.
Uzayda yer kaplayan, ağırlığı ve kütlesi olan fiziksel varlıktır. Madde duyularla algılanabilir.
Yalnızca düşünme aracılığı ile kavranabilen asıl gerçekliktir. İdealar maddi olmayan, zihinsel varlıklardır.
Dış dünyadaki nesne ve olayların insan bilincinde beliren hâlleridir. Fenomen, algılanan görünüştür.
Bir şeyin meydana gelme sürecidir. Oluş, varlığın sürekli değişim hâlinde olmasıdır.
Varlık felsefesinde iki temel problem öne çıkar: varlığın var olup olmadığı ve varlığın ne olduğu.
Bu problem, varlık üzerine yapılan birçok felsefi araştırmanın başlangıcını oluşturur. Bu konuda bazı filozoflar varlığın var olduğunu savunurken bazıları ise varlığın var olmadığını iddia eder.
Parmenides'e göre varlık vardır ve yokluk imkânsızdır.
Gorgias, varlığın var olmadığını savunur. Argümanı üç aşamalıdır:
Felsefe tarihinin en eski tartışmalarından biri "Varlık nedir?" sorusu etrafında gerçekleşmiştir. Varlığı sorgulayan filozoflar, doğayı ve doğadaki olayları açıklayabilmek için varlığın ana maddesini, varlığın biçimini, değişimini ve oluşumunu sorgulamışlardır.
Nihilizm, genel anlamda her tür görüşe, değere ve düzene karşı çıkan anlayıştır. Varlıkta nihilizm, tözsel anlamda varlığın var olduğunu reddeder.
Dış dünyada gözlenen tüm varlıkların aldatıcı olduğunu savunur. Ona göre var olan her şey Tao'dur. Tao, doğru olan ve takip edilmesi gereken yoldur. Tao; akıl, düşünce, deney veya gözlemle bilinemez. İnsanın kendini tanıması, Tao'yu tanıması ile olur.
Evrensel bir varlık anlayışını reddederek "Hiçbir şey yoktur. Eğer bir şey varsa bilinemez. Eğer biliniyorsa başkalarına aktarılamaz." diyerek varlık hakkında kesin bir bilgiye ulaşmanın imkânsız olduğunu öne sürmüştür.
Realizm, varlığın insan zihninden bağımsız olarak var olduğunu savunan felsefi görüştür. Realistlere göre dış dünyada var olanlar, insan düşüncesinden bağımsız bir gerçekliğe sahiptir.
"Metafizik" adlı eserinde filozofun önce neyin var olduğunu, sonra da var olanların doğasını açıklaması gerektiğini söyler. Ona göre her varlık, madde ve form olmak üzere iki öğeden oluşur:
Örnek: Dünyada birçok farklı insan vardır ancak hepsine "insan" denmesinin sebebi, aynı insanlık formuna sahip olmalarıdır. İnsanlar doğar, değişir ve ölür ancak insanlık formu var olmaya devam eder.
Varlık felsefesinde gerçekliğin maddi değil zihinsel (akılsal) olduğunu savunan anlayıştır. Görünüş-gerçeklik ayrımı yapan idealist filozoflar, görünüşün ardında duyularla algılanamayan zihinsel bir gerçekliğin bulunduğunu savunurlar.
Varlık anlayışını görünüş-gerçeklik ayrımına dayalı olarak oluşturur. Platon'a göre içinde yaşanan "duyular dünyası"nın dışında duyularla algılanamayan bir "idealar dünyası" vardır.
Varlıkları zorunlu ve mümkün varlıklar olarak ikiye ayırır:
Diyalektik idealizmin temsilcisidir. Her şeyin varlık nedeni olan ve asıl gerçeklik olarak kabul edilen "tin" zihinsel bir niteliğe sahiptir. Tin, oluş ve değişim hâlindedir. Bu diyalektik süreç üç aşamada gerçekleşir:
Maddi varlıkların gerçek olduğunu ve madde olmayanın gerçek olmadığını savunan yaklaşımdır.
Antik Yunan doğa filozoflarından biridir. Tüm varlıkların maddi nitelikteki atomlardan meydana geldiğini savunması bakımından "atomcu materyalist" kabul edilir. Atomlar bölünmez ve değişmez olup farklı biçimlerde ve boyutlardadır.
Var olan her şeyin en, boy ve derinliğe sahip olan cisimden ibaret olduğunu savunur. Bu bakımdan Hobbes'in materyalizmi "cismici materyalizm" adını alır.
"Makine insan" anlayışının savunucusudur. Var olan her şey maddedir. İnsandaki ruh, akıl, irade, düşünme gibi maddi olmadığı düşünülen unsurların tümü bedenin bir işlevidir. İnsan bedeni, bir makine gibi birbirine bağlı maddi unsurlardan meydana gelmiştir.
19. yüzyılın önemli materyalist filozoflarından biridir. Var olan her şeyin temelinde madde vardır. "Diyalektik materyalizm"in temsilcisidir. Toplum sürekli bir çatışma içindedir ve bu çatışma toplumsal değişimin itici gücüdür. Bu nedenle Marx'ın diyalektik anlayışı "tarihsel materyalizm" olarak adlandırılır.
Varlığın hem maddi hem de maddi olmayan iki unsurdan meydana geldiğini savunur.
İnsanın ruh ve beden olmak üzere iki tözden meydana geldiğini savunur. Ruh düşünür ama yer kaplamaz, beden yer kaplar ancak düşünmez. Bunlar iki ayrı töz olarak insanı meydana getirir.
Evrendeki varlıkların sürekli bir değişim ve oluş hâlinde olduğunu savunur.
Her şeyin her an değiştiğini savunur. Değişmeden kalan hiçbir şey yoktur. Varlıkların değişimi tesadüfen değil belli bir ilkeye göre gerçekleşir; bu ilkeye "logos" adını verir. Varlığın ana maddesi sürekli değişen "ateş"tir.
Evrenin olaylardan meydana geldiğini iddia eder. Yaşanan her an bir olaydır. Olay bir kez yaşanır ve bir daha asla tekrar etmez. Her olay, kendinden önceki olayların sonucu, kendinden sonrakinin ise nedenidir.
Asıl varlıkların fenomenler olduğunu, fenomenlerin ise duyusal alanın dışında bir özünün bulunduğunu savunur.
Varlıkların özünün insanın bilincinde olduğunu savunur. İnsan, bilinci üzerine düşünerek fenomenlerin özüne ulaşabilir. Ön yargılar, rastlantısal ögeler, inançlar özün bilgisine ulaşmayı engeller. Özün bilgisine ulaşmak için varlığa ait niteliklerin "paranteze alınması" gerekir.
İnsanın varoluşunu, yaşam biçimlerini ve süreçlerini anlamaya odaklanır. Varlıktan çok insanın kendi varlığını sorgulaması ve tanımlaması üzerinde durur. Özgürlük, sorumluluk ve varoluşsal kaygılar temel konulardır.
İnsanın, diğer varlıklardan farklı olarak varoluşunun bilincine sahip olduğunu savunur. Sartre'a göre insan dışındaki tüm varlıklarda öz, varoluştan önce gelir. İnsan, bu dünyaya atılmış bir varlık olarak öze sahip değildir. İnsan var olduktan sonra sahip olduğu özgürlükle kendi özünü belirler. Bu özgürlük insana sorumluluk da yükler.
Özet: Varlık felsefesi, varlığın doğasını, yapısını ve var olma biçimlerini sorgulayan temel bir felsefe disiplinidir. Filozoflar varlığın var olup olmadığı, varlığın ne olduğu, varlığın maddi mi yoksa ideal mi olduğu gibi temel sorulara farklı yaklaşımlarla cevap aramışlardır. Bu yaklaşımlar arasında nihilizm, realizm, idealizm, materyalizm, düalizm, oluş felsefesi, fenomenoloji ve varoluşçuluk yer alır.