Sözlü kültür ürünleri, koşuk, türkü, masal, ahenk unsurları ve edebî türler üzerine kapsamlı konu anlatımı
Sözlü kültür; yazının henüz yaygın olmadığı dönemlerde toplumun duygu, düşünce, inanç ve geleneklerinin sözlü olarak nesilden nesile aktarılmasıdır. Bu aktarımı sağlayan kişilere ozan, kam, bakşı, âşık, masal anlatıcısı gibi adlar verilir.
Sözlü edebiyat ürünleri anonimdir (sahibi belli değildir), her anlatıcı esere kendi yorumunu katarak varyantlar oluşturur. Bu ürünler, ezgi, ritim ve ahenk unsurlarıyla zenginleşir.
Örnek: Dede Korkut Hikâyeleri, sözlü kültürden yazıya geçen en önemli ürünlerdendir. Farklı bölgelerde farklı varyantları bulunur.
Tanımı: İslamiyet öncesi Türk edebiyatında, toylarda (şenlik, ziyafet) veya savaş sonrası eğlencelerde ozan, kam, bakşı adı verilen halk şairlerince kopuz eşliğinde söylenen; aşk, doğa, yiğitlik konularını işleyen şiirlere koşuk denir.
Örnek (Eski Türkçe ve günümüz Türkçesi):
Eserek geldi rüzgâr, / Tıpkı tipiye benzer, / Titreşip kapanır halkar, / Kara bulut kökreşir.
Bu dörtlükte doğa tasviri, yalın dil ve hece ölçüsü dikkat çeker.
Tanımı: Halkın ortak malı olan, söyleyeni belli olmayan, genellikle bir ezgiyle söylenen şiir türüdür. Türküler; sevgi, ayrılık, gurbet, ölüm, kahramanlık gibi temaları işler.
Örnek – “Turnalar” türküsü:
Katar katar olmuş gelir, turnalar / Eğrim eğrim ne hoş gelir, turnalar
Burada tekrarlar, redif (“turnalar”) ve aliterasyonlarla ahenk oluşturulmuştur.
Tanımı: Sözlü kültür ürünü olan, olağanüstü olayları, kahramanları ve mekânları konu alan, genellikle öğretici ve eğlendirici kurmaca metinlerdir.
Örnek: Mercan Kız, Keloğlan, Tuz gibi masallar.
Edebî metinlerde ahenk, kelimelerin ses ve anlam uyumuyla oluşur. Başlıca ahenk unsurları şunlardır:
| Kavram | Açıklama |
|---|---|
| Ahenk | Kelimelerin dizilişinden doğan kulağa hoş gelen ses düzeni. |
| Ritim | Vurgu, uzunluk, durakların düzenli tekrarıyla oluşan ses uygunluğu. |
| Ezgi | Belli kurallara göre düzenlenmiş müziksel ses dizisi. |
| Aliterasyon | Aynı ünsüz sesin tekrarı (örnek: “turnalar”daki /t/ sesi). |
| Asonans | Aynı ünlü sesin tekrarı. |
| Kafiye (uyak) | Dize sonlarındaki ses benzerliği. |
| Redif | Dize sonlarında aynı ek veya kelimenin tekrarı. |
Örnek: “Güzel bir kız” ifadesinde “iz” sesi asonans oluşturur. “Kedi, köpek, karga”da /k/ sesi aliterasyondur.
Sözlü kültür ürünleri çok çeşitlidir. Bunlar ezgili, anlatmaya dayalı, kısa mizahi veya gösteri türleri olarak sınıflandırılabilir.
Türkü, ninni, mani, koşuk, semai, varsağı
Masal, destan, halk hikâyesi, efsane
Fıkra, bilmece, tekerleme
Karagöz, meddah, âşıklık geleneği
Dede Korkut Hikâyeleri destandan halk hikâyesine geçişin en önemli örneğidir. Bu ürünler millî kimliğin, dilin ve geleneğin taşıyıcısıdır.
Dil, zaman içinde ses ve anlam değişikliklerine uğrar. Edebî türler de zamanla dönüşür: koşuk → koşma; destan → halk hikâyesi gibi.
Örnek: Divânu Lügâti’t-Türk’te geçen “edgü” kelimesi günümüzde “iyi” olarak kullanılmaktadır.
Edebî metinler ve öğretici metinler olmak üzere iki ana grupta incelenir. Bazı metinler (deneme, fıkra, gezi yazısı) her iki gruba da girebilir.
| Edebî Metinler (Kurmaca, Sanat Amaçlı) | Öğretici Metinler (Bilgi Verme Amaçlı) |
|---|---|
| Şiir, roman, hikâye, tiyatro, masal, destan, fabl | Makale, deneme, fıkra, eleştiri, biyografi, gezi yazısı, röportaj, anı |
Not: Deneme, fıkra ve gezi yazısı gibi türler hem edebî hem de öğretici özellikler taşıyabilir.